İlginç Diyaloglarım

Bu bölümde çevremle iletişim kurma ve Türkçe dil edinimi çalışmalarımda gerçekleştirdiğim ilginç diyaloglar, sorduğum sorular ve komik cümleler yer almaktadır.
Aşağıdaki bazı cümlelerin telaffuzlarına ait ses kayıtlarımı dinlemek için tıklayın.

İlginç cümle ve sorularım Tarih ve yer
Demir yarış arabalarını karşılaştırıyor...
Demir: Baba, bu süper bir yarış arabası mı?
Babam: Evet oğlum, süper bir yarış arabası.
Demir: Öbürü de süper mi?
Babam: Evet o da süper.
Demir: Hayır baba o süpersiz.
03 Ağustos 2010

Tuzla - İstanbul

Demir'in beslenme çantası yorumu:
Demir: Anne, senin çantan var ya, o besleniyor mu?
Anne
: Hayır oğlum, nerden çıktı o?
Demir:
Hani beslenme çantaları var ya ondan soruyom.
Anne:
26 Temmuz 2010

Tuzla - İstanbul

Demir'in "r" sesini söylememesinden kaynaklanan anlam karmaşası: arı mı ayı mı? Oyun eşliğinde kahvaltı yaparken...
Demir: Baba, ben ay(r)ı istiyoyum.
Babam: Al sana ayı oğlum.
Demir: Hayıy baba "ayı" deil, "ayı". Onlar bal yapaylay ya...
Babam: Tamam oğlum anladım. Arı vız vız vız...
04 Nisan 2010

Tuzla - İstanbul

(Demir sabah kalkınca, sessiz bir şekilde yanıma geldi, ben "oğlum, neden günaydın demiyorsun? neden konuşmuyorsun?" sorularından sonra:
Demir: Baba, galiba benim pilim bitmiş, ama masucuktan. Bana pil tak baba.
Babam
: Tamam oğlum, pilini değiştirdim.
Demir:
Tamam baba şimdi konuşabilirim: Günaydın... :-)
03 Nisan 2010

Tuzla - İstanbul

Günlerden bir gün Demir babasından havuç istedi ve yemeğe başladı, bu arada babası da muz yiyordu, sonra Demir babasına döndü:
Demir: Baba, sen "baba maymun" ol, ben de "Demir tavşan" olayım.
05 Mart 2010

Tuzla - İstanbul

(Demir'in "kafayı yemek" deyimine yorumu...)
Anne: Kafayı yicem.
Demir
: Anne, kafalar yenmez ki...
02 Mart 2010

Tuzla - İstanbul

Anneanne: Burda kalacak mısın?
Demir: Ben dün akşam gelirim.
28 Şubat 2010

Tuzla - İstanbul

(İp atlamaya çalışırken...)
Demir: Baba, bakar mısın yapamıyorum. Şu hale bak...
28 Şubat 2010

Tuzla - İstanbul

(Ateş'e mama sandalyesi alırken, bizim bir kaç kez sorduğumuz "sarı mı yoksa kırmızı mama sandalyesi mi olsun?" sorusuna verdiği cevap)
Demir: Uff, 50 kere mi söylicem. Kırmızı olsun dedim ya...
18 Şubat 2010

Tuzla - İstanbul

(Demir, kızarmış patates yerken mayonez istiyor...)
Demir: Baba, biraz daha beyaz ketçap veyiy misin?
18 Aralık 2009

Tuzla - İstanbul

(Suyla ağzımızı çalkalarken.)
Demir: Baba, sen su mu yiyorsun?
5 Kasım 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir'in gece gökyüzünde gördüğü dolunay hakkında yorumu)
Demir: Baba, bak ay dede, top gibi olmuş. Ben ona vurabiler miyim?
Baba:
Ona vuramayız oğlum, ay dede çok uzakta.
02 Ekim 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir elini yıkarken sıvı sabun istemesi)
Demir: Baba, renk ver?
26 Eylül 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir'in, Pendik'te demirden yapılmış pazar yeri ile ilgili yorumu)
Demir: Baba, burası ne?
Baba: Buraya pazar yeri yapıyorlar, oğlum. "Demirden" yapıyorlar.
Demir: "Benden" mi yapıyorlar baba?
18 Eylül 2009

Pendik - İstanbul

(Demir uyandıktan sonra yüzünü yıkamak istemeyince)
Baba: Demir, gel yüzünü yıkayalım.
Demir:
İstemiyom, annem dün yıkadı.
15 Eylül 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir, sayıları tanımaya başladı. Oyuncağın üzerindeki "9" rakamını görünce)
Demir: Baba, bu dokuz mu?
Baba: Evet, oğlum. Aferin
1 Eylül 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir'in "oyuncak satma" oyunu: "Oyuncak isteyen var mı?" yerine)
Demir: Oyuncak gelen var mı?
Ağustos 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir, şarkıcı Demet Akalın'ın resmini gazetede gördükten sonra (Şarkısı: Toz Pembe)
Demir: Bak orda toz pembe var.
24 Ağustos 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir susuzluğunu giderdikten sonra)
Demir: Oh be yanmışım.
Ağustos 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir'in dilbilgisi karmaşası)
Demir: Anne, dün gitcez mi?
24 Ağustos 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir'in "bana yemek yedir" cümlesi)
Demir: Anne, sen bana besle.
Ağustos 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir'in sürprizi)
Anne, sana sürprizim var, ama yemekten sonra...
02 Ağustos 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir, annesine okula gitmek istediğini  söylüyor)
Demir: Öğretmenim, ben okula gitmek istiyoyum. Burdan okula geçiş vay mı?
Anne:
01 Ağustos 2009

Tuzla - İstanbul

(Kardeşinin soluğunu diledikten sonra)
Anne, bu hava kaçırıyor...
01 Ağustos 2009

Tuzla - İstanbul

(İlk denize girme tecrübesinden bahsederken)
Ben bugün denizden çok korktum. Boyum çıktı.
(derindi, su boyumu aştı)
19 Temmuz 2009

Çeşme - İzmir

(Kıyafetleri değişirken)
Anne, leş gibi mi olmuş?
07 Temmuz 2009

Turgutlu - Manisa

(Köpeğin havlamasından korktuktan sonra)
Baba, köpekler hav yapmasın, miyav yapsın...
07 Temmuz 2009

Turgutlu - Manisa

(Yoldan geçen mehter takımından etkilenerek)
İnşallah ben mehter takımı olcam.
03 Temmuz 2009

Turgutlu - Manisa

(İlk masal)
Demir: Bir gün Demir çarşıya gitmiş. Ordan havai fişek almış. Sonra onları patlatmış.
Baba: Masal bitti mi?
Demir: Bitti...
01 Temmuz 2009

Turgutlu - Manisa

(Banyo yaparken...)
Baba: Oğlum ne yapıyorsun?
Demir: (Elinde duş telefonu) Ben baloncukları suluyorum.
30 Haziran 2009

Turgutlu - Manisa

(Yatma zamanı...)
Baba: Demir artık yat.
Demir: Yatcam, sabrınla bekle.
29 Haziran 2009

Turgutlu - Manisa

(Sevgi, şefkat ve koruma göstergesi)
Demir: Anne, seni burda bırakıyım mı?
Anne: Bırakma oğlum.
Demir: Tamam tamam, seni burda bırakmam, seni ben korurum. Seni çok seviyorum.
Haziran 2009

Turgutlu - Manisa

 

(Aynaya baktıktan sonra...)
Ben niye yakışıklı oldum ya...
13 Haziran 2009

Turgutlu - Manisa

(Demir evde koridorda koşarken düştü ve sonrasında Demir'in söylediği ilk cümle)
Demir: Baba, bana iyi misin de...
Baba:
Haziran 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir'in "bununla ne yapılır?" sorusunu sorma şekli)
Bu napınır?
Haziran 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir'in "beni dinler misin?" sorusu)
Baba, beni duyar mısın?
Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

(Cep telefonu reklamını izledikten sonra, Demir'le cep telefonu muhabbeti)
Baba: Demir sen cep telefonu ister misin?
Demir: Çocuklay cep teyefonu istemez ki, babalar istey...
Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir karanlıktan korktuğunda)
Baba oyda korkunç var.
Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

(Demirce "yaramazım")
Ben zararlıyım...
Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir'in "bu ne işe yarar?" sorusunu sorma şekli)
Niye bu var?
Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir, babasını, annesine şikayet ediyor)
Anne, baba bana kızıyo, ben çok ağlayım... çok üzülüyüm ama...
Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir’in, elinde oyuncak tabancayla ve komik yüz ifadesiyle korkutma çabaları)
Seni vuyayım mı? Bak korkarsın ama sana söyliyim…
Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir, büyüdüğünü kanıtlamaya çalışıyor)
Baba, bak ben büyüdüm, elleyim kocaman oldu. Ver elini bi sıkayım.
(Bu arada elimi hafifçe tuttuktan sonra) Bak elleyim çok büük, ben çok güçlü oldum…
17 Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

(Bilgisayarda “Benim annem güzel annem” şarkısını dinlerken ve söylemeye çalışırken.)
Anneley güneş mi oluy?
15 Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir'in baklava krizi)
Ben baklava istiyomm,
üüüüüü  (Akşam saat 10 civarında televizyon seyrederken Demir aniden “Ben  baklava istiyomm” diye tutturdu ve ağlamaya başladı. Ortada baklava muhabbeti ve görüntüsü yokken
“Oğlum, bu saatte baklavayı nerden bulacaz, yarın alırız, şeker ister misin?” sözlerine aldırış etmeden, “ben baklava istiyom, üüüü” feryatlarına devam etti En sonunda Demir’i gofret yemeğe ikna edip, baklava krizini çözdük.)
15 Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

 

(Demir ağlarken…)
Anne: Oğlum ne oldu sana?
Demir: Bi şey oldu
Anne: Oğlum ne oldu?
Demir: Bi şey oldu, işte.
Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

 

(Demir'in gelecek planları)
Baba: Demir, sen okula gidecek misin?
Demir: Okula gidcem, hem de öyetmen olacam.
13 Mayıs 2009

Tuzla - İstanbul

(Rüzgarlı ve serin bir havada, gazetede gördüğü havuz fotoğraflı tatil reklamına baktıktan sonra)
Anne, bu havada bunlay niye havuza giriyorlar?
03 Mayıs 2009

Küçüksu Kasrı Cafe  İstanbul

Baba, benim bıyıklayım yok mu? Nisan 2009

Tuzla - İstanbul

Sen anne değil misin?
Sen baba değil misin?
Nisan 2009

Tuzla - İstanbul

Baba, ben neden küçüküm? Nisan 2009

Tuzla - İstanbul

(Demir, ilk kez rüyasını anlatıyor)
Anne: Ne oldu? Rüya mı gördün?
Demir: Rüya gördüm.
Anne: Ne gördün?
Demir: Top. Bahadır topumu aldı, geri vermedi
08 Mart 2009

Tuzla - İstanbul

 

 

Copyright © www.demirgibidemir.com Her hakkı saklıdır.
Webmaster:
Yalçın Kuzören - ykuzoren@yahoo.com
Example 1: Launching from a text link Click Here Example 2: Launching from an image link  Example 3: Launching from a form button  ı